7 Şubat 2015 Cumartesi

 "Yani hayatla ilgili biraz moral bozukluğum var benim. Çok istediğim gibi bir hayat olmadı. Arkadaşlarımla çok böyle eğlenicem zannetim, bütün hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir ülkede yaşadığımı zannettim. Onun için aslında bir hayal kırıklığına uğradım." 
   
   -Engin Günaydın

30 Kasım 2014 Pazar

Domino

'Göz göze geldiğimiz an bütün silüetler her șey siliniyordu. Senin tenin kadar beyaz bir boșluk kaplıyordu her yanımı. Ayrı bir dünya ayrı bir evren olușuyordu bir anda:Yalnızca ikimizin bulunduğu bir evren. Yüzüne bakıp ürkekce gülümsüyorum, adımların seni bana getiriyor. Elin elime değdiği an yitirdiğim bütün hayallerim tekrar filizleniyor ve sen bana gülümsüyorsun. Mutluluk soyuttan kurtulup somutlașıyordu ellerimde. Bir ses yükseliyor tam o anda bütün beyazlıklar kararmaya bașlıyor. Ellerin elimden uzaklașırken birden aramızda tanımadığım suretler beliriyor, oluk oluk kalabalıklar yer ediniyordu'

27 Kasım 2014 Perşembe

Arkadașlık kavramı  gerçekten görüldüğü gibi miydi yoksa daha derin bir bağ mı vardı? Yoksa benim gördüğüm gibi miydi? Neden yapmacık hareketler bu kadar fazlayken insanlar birbirinden tiksinmeden bu kadar rahat konușabiliyordu. Belkide kanun buydu. Sadece iyi anlașmak yeterliydi.

11 Eylül 2014 Perşembe

“Ve ben, bu gece, yaşamın belirli bir saydamlığı karşısında hiçbir şeyin önemi kalmadığı için kişinin ölmek isteyebilmesini anlıyorum. Bir insan acı çeker, mutsuzluk üstüne mutsuzluğa uğrar. Katlanır bunlara, yazgısını benimser, iyice yerleşir içine. Saygı görür. Sonra, bir akşam, hiç: bir zamanlar çok sevdiği bir dostuna rastlar. Dostu biraz dalgın konuşur onunla. Eve dönünce, adam kendini öldürür. Sonra gizli dertlerden, bilinmeyen acılardan söz edilir. Hayır. İlle de bir neden gerekirse, dostu kendisiyle dalgın konuştuğu için öldürmüştür adam kendini. Böyle işte, dünyanın derin anlamını duyar gibi olduğum her seferde, onun basitliği şaşırttı hep beni. ” 

10 Eylül 2014 Çarşamba

Anlatabilseydim yazmazdım.
yazınca çekilir biri oluyorum,tek bildiğim bu.hep başkaları için kağıda döküyorum içimin kirlenen seslerini. Evet seslerde kirlenir.kokular bile hatta. Eski tadı kalmayabilir buğunun.
  Harflerin sözcük oluşturmak için bir araya gelmesi imece usulü bir hüzün inşaatıdır çoğu zaman.
  Bu kadar üzgün olmasaydım yazmazdım.
  yeryüzünün bu yarımadasında (belki tamada olsaydı daha kolay olurdu),yani bu coğrafyası bile yarım ülkede topu topu yirmi dokuz arkadaşım var. Bazılarıyla çok az görüşsem de,mesela je ile çok samimi olduğumuz söylenemez hep yanımdalar.Bütün sırlarımı biliyorlar ve benden izin alma nezaketini göstermeden açık ediyorlar her şeyi. Kimseyi ağız tadıyla aldatamıyorum bu yüzden. Çizgisiz bir beyaz kağıtla karşılaşmaya görsünler, her şeyi anlatıyorlar. Hem de en burkucu tarafından. Şiir diye bir şey tutturmuşlar,kimseye acımıyorlar.
   Bir tek senden korkuyorlar şu sıralar.
   Bak şimdide lafı sana getirdiler gördün mü? Ne zaman seni görsem etrafta kimsecikler olmuyor. Harflerim zavallı seslerin gölgelerinde saklanıyor. Oysa herkese seslerini gere gere bağırıyorlardı.Kendilerini arayıp da bulamadığı bir cakayla bir araya getiren dimağ bulmuşlardı ve havalarından geçilmiyordu. Biz istesek bir araya gelir gülmekten öldürürüz hepinizi ya da göz pınarlarınızı kanatırız istersek diyorlardı.Onlar benim dilimin kayganlığını aşıp meşhur olmuşlardı.Herkesi etkileyebileceklerini düşünüyorlardı.
    Sanırım sana alışıyorlar. Kıvırcık saçlı küçük kız çocuğunun adının ilk harflerinden aldılar işareti belki...Şaka yaptığını biliyorlar artık. Seni seviyorlar.
   İşte bu yüzden sürekli bana 'Seni seviyorum' dedirtiyorlar.Tekrara düşme sıkıcı olma ya da anlamı aşındırma kaygısını bir yana bıraktılar. Çünkü onlarda iyi biliyorlar ki iyi filmlerde çok zor söyletirler 'Seni seviyorum' cümlesi.
 

4 Ekim 2013 Cuma

Sabah 7

      Hayat bize bazı fırsatlar sunar...Benim hep düşündüğüm konu şu:Hayat eğer bahsedilen kadar karmaşıksa,bu karmaşayla mücadele mi etmeli,yoksa yeni bir yol mu izlenmeli_Düşünce tek bir çatı altında olsa da,içimde yoğun düşünceler barındırır...peki,bu düşüncelerin hepsi mana içerir mi?size bu düşüncelerden bahsedeceğim.
     Yaşamda çok yoğun bir trafik yok...sessiz ortalık..size dedim...çalışır dedim..ve zihin çalışmaya başladı..gün ağardı..Allam kahretsin!Yine o trafiğin içindeyim..aynanın karşısındayım..gözlerim dolmadı..dolmasınıda beklemiyordum zaten..ama bazen dolar,ağlayınca..çok güzel oluyorum ağlayınca..çok tatlı oluyorum..ağlarken kendimi izliyorum..naapıyosun diyorum ağlayan gözlerime..çok sesler geliyor dışardan..işte bu seslere bayılıyorum..hayatın gerçek ritmi..hayatın gerçek müziği beni çok duygulandırıyor..böyle zamanlarda da çok tatlı oluyorum..

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Taktikle Aşk Olmaz

Aşk ilk gecede biriyle yatıp yatmamanızdan, bir ilişki yaşayıp mutlu olmanız ya da olmamanızdan, dünyadaki kalan her şeyden bağımsızdır. O gelir ve olur. Taktikle şununla bununla başarılı bir ilişki ya da seks hayatına sahip olabilirsiniz ama taktikle aşk olmaz. O gelir mutlu edecekse mutlu eder, süründürecekse süründürür, siz de mal gibi bakar kalırsınız olan bitene. Her yattığınız ya da her ilişki kurduğunuz adamla büyük aşk beklemeyin. Bunun bir kuralı yok.